Anasayfa / Genel / Pakpen Şirketler Grubu sahibi Mehmet Tuza, ticaret hayatına çocuk yaşlarda atıldı

Pakpen Şirketler Grubu sahibi Mehmet Tuza, ticaret hayatına çocuk yaşlarda atıldı

Mehmet Tuza

Mehmet Tuza

İlk parasını beş-altı yaşlarında simit ve gazete satarak kazanır. 1958’de Konya’da sanat okulunun torna-tesfiye bölümünden mezun olunca daha çabuk para kazanabilmek için  baba mesleği ‘çeşmecilik’ ile yola devam eder ama mesleğe başladığı ilk yıllarda daha çok tulumba tamir eder.
1970 yılında askeri görevini tamamladıktan sonra ise bu defa yönü, Paksu isimli firmayla büyük firmaların inşaat malzemeleri temsilciliğini üstlenmek olur. Konya’da boy göstermeye başlayan sanayi tesisleri bir başka alan demektir Mehmet Tuza için. Bu yüzden Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde yerini alan Tuza’nın bir sonraki büyük adımı ise 1987 yılında kurduğu Pakpen olur. PVC kapı pencere üretiminde günümüzün önemli markalarından Pakpen’i kurarken, oldukça zorlanır. Çünkü, ne fazla sermayesi vardır ne de üretim teknolojisi… Tüm zorluklara rağmen yola devam eder, çünkü onun tanımlarıyla, sanayicilik biraz da tutku, heyecan ve heves işidir.

Yedi fabrikada üretim
Pakpen, ileride devleşecek yapının temeli olur. Üretim alanlarına bir süre sonra boru ve yalıtım malzemesini katan Mehmet Tuza, şu anda üretimi, 300 bin metrekareye ulaşan entegre tesislerinde yedi fabrika ve 600’e yakın personelle yapıyor. Yıllık 250 bin ton plastik ve 500 bin metreküp yalıtım malzemesi işleyen grup, bugün, Konya’nın 3’üncü büyük firması olarak anılıyor.

İlk olarak ünlendiği plastik doğramanın yanı sıra plastik boruda da dünyaya penceresini açmayı başardı Tuza. Şu anda 50’ye yakın ülkeye ihracat yapıyor ve elde ettiği cironun genellikle yüzde 30’luk kısmı ihracatan. 40’tan fazla ülkede 200’ün üzerinde müşteriye sahip.
Gürcistan’ın tüm doğalgaz altyapısı, yine Gürcistan’ın Kobuleti, Poti, Kutaysi bölgelerinde korige kanalizasyon ve altyapı su boruları, Moritanya’da temiz su hattı boruları, İskandinavya’da temiz su hattı boruları, Türkmenistan Mary bölgesi ve Kazakistan Atrau bölgesinde altyapı su boruları ve doğalgaz borularında onun ürünleri tercih edildi.
Üstelik Güney Rusya ve İsrail başta olmak üzere Ortadoğu, Afrika, Avrupa ve Türk cumhuriyetleri için belirledikleri hedefler, hem ihracat miktarlarının hem de dünyada yer alacakları coğrafyanın giderek gelişeceğini gösteriyor.
Çünkü, 2015 yılına kadar her yıl ortalama yüzde 20 oranında büyümeyi planlıyor. Bunun 2013 için ciroya yansıması 500 milyon liranın aşılması anlamına geliyor.

 YURTDIŞINA YATIRIM GÜNDEMDE

Mehmet Tuza, şu anda var olduğu alanlara yatırım yaparak gücünü artırma kararı alırken, yeni alanlarla grubun ufkunu da genişletmeye hazırlanıyor. Mesela, Cumhuriyet’in 100’üncü kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında Türkiye’nin birkaç değişik bölgesine yalıtım malzemeleri tesisi kuracaklarını söylüyor. Yatırımdaki diğer yön, pencere profili üretimi için yurtdışını gösteriyor. Ufuk açan yeni yatırım alanlarından biri şehir otelleri konseptiyle turizm ve otel işletmeciliğine yönelecek olması.Yatırım alanları bunlarla sınırlı değil. Tuza, yenilenebilir enerji ve konut üretimini de ufuk çizgisine eklemiş durumda.

KASTAMONU

SALTANAT KAYIKLARI TÜRKMENİSTAN YOLCUSU

Kastamonu’nun Cide sahilindeki birkaç tersaneden biri Baldeniz Tersanesi. Ama, kesinlikle en eskisi ve en ünlüsü. Bugünlerde uluslararası sularda gemicilik ve teknecilik faaliyetlerinde yaşanan durağanlık onları vurmuş olsa bile tersanenin kurucusu olan ve 17 yaşlarından beri tekne yapan Kenan Çakır ile oğlu Mustafa Çakır, bu durgunluk fırtınasının da dineceğini düşünüyor.

Çok değil birkaç sene öncesinde dört tane 20 metreyi aşkın teknenin birden çalışıldığı tersanede bu parlak mazinin izlerini görmek mümkün. O izlerden biri de üzerinde çalıştıkları saltanat kayıkları. Üç saltanat kayığı üzerinde çalıştıklarını söylüyor Mustafa Çakır. “Biri Kahramanmaraş’ta göle gidecek, bir tanesi Cide’de kullanılacak, diğerini de hazıra çalışıyoruz” diyor. Çok yakında da Türkmenistan’a 20 metrelik bir saltanat kayığı göndermişler. Daha önce Türkmenistan için iki saltanat kayığı daha yapmışlar. Teknenin Türkmenistan’da devlet başkanlarına hediye edildiğini söylüyor. Bu kadar sözden sonra, onların Türkiye’de saltanat kayığını yapan ilk isim olduğunu da belirtmek gerekiyor. İşadamı Ali Rıza Bozkurt’un fikri olan bu tekneleri sipariş verdiği isim olan Baldeniz Tersanesi, ilk kayıkları, İstanbul Deniz Müzesi’ndeki orijinaline uygun olarak 30.70 metre uzunluğunda ve 2.70 metre genişliğinde yapmış. Şu anda daha çok 14 ve 20 metrelik kayıklar yapıyorlar.

Hakkında iskurun

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*