Anasayfa / Genel / Yeni İnci en hafif iç çamaşırını üretti

Yeni İnci en hafif iç çamaşırını üretti

Yeni İnci

Dantelli, güpür, koton, penye ve saten rengarenk kumaşlarla üretilen ve kadınların vazgeçilmezi olan iç çamaşırında, modanın yanı sıra teknolojik gelişmeler de ürünlerin kalite ve niteliğini belirliyor. Pazarda çeyizlikten günlük kullanıma kadar yüzlerce çeşit ürünle tanınan ve üretiminin yüzde 30’unu ihraç eden Yeni İnci,  sosyal sorumluluk olarak göğsü alınan kadınlar için ürettiği protez sütyenlerin yanı sıra, farklı ürün gruplarıyla dikkat çekiyor. Yeni İnci Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Furkan Atakan, şirketin kuruluşu, gelişim öyküsü ile sektörde yaptıkları yenilikler hakkında KOBİDEN okurları için bilgi verdi.

Firmanız nasıl kuruldu, bize öykünüzü anlatır mısınız?

Yeni İnci 1964 yılında Yugoslavya’dan Türkiye’ye göç ve aile büyüğümüz Ömer Kahyaoğlu tarafından Haseki’de küçük bir tuhafiye dükkanı olarak kuruldu. Burada terzilik yapan Kahyaoğlu sonra dışardan çamaşır alıp satıyor. Talebin yoğun olduğunu görünce de üretimi düşünüyor ve eşinden de destek alarak sütyen dikmeyi başarıyor. O zaman tuhafiyenin ismi olan Yeni İnci yazısını sütyenlerin ortasına da koyuyor. Yeni İnci’nin serüveni böyle başlıyor. Sonra süreç içinde babam ve Ömer Kahyaoğlu’nun oğlu Selahattin Kahyaoğlu da işin içine giriyor. 1979 yılına gelindiğinde Yeni İnci etiketiyle üretilen iç çamaşırlarını pazarlamaya başlıyorlar. Tuhafiye dükkanından 300 metrekarelik bir atölyeye geçiliyor. Kaliteli malzeme ve iyi işçilikle çamaşırlar üretiliyor. Marka yavaş yavaş İstanbul ve Anadolu’da yaygınlaşmaya başlıyor. Sonra  bin metrekarelik yere taşınıyorlar. Bu arada Fransa’dan dantel getiriyorlar. O zamanın şartlarında yeşil, sarı renkte sütyenler yapılıyor. İlk başka marka tanınsın diye sıfır karla satış yapılıyor. Sonra 2 bin metrekarelik yere geçiyorlar. 2000’lere gelindiğinde de benimle birlikte kuzenim işin başına geçtik ve Bayrampaşa’daki bu fabrikayı aldık. 2 yıl önce de bir fabrika daha aldık. Şu anda 15 bin metrekarelik bir alanda hizmet veriyoruz.

Ürün yelpazeniz hakkında da bilgi verir misiniz?

O dönemde sadece sütyen üretiyorduk. Şu anda sütyen grubunda A’dan Z’ye ne isteniyorsa hepsini üretiyoruz. Beden kategorisinde 18 kategoride sütyen üretiyoruz. Hamileler için özel sütyenler, korse grubu var. Meme kanseri bayanlar için özel protez sütyen üretiyoruz. Çok farklı aksesuarlarımız var. Popo kaldıran külot, silikonlu sütyen var. Erkekler için de daha zayıf gösteren fit boxer denilen ürün var. Çamaşır adına aklınıza gelen her ürünü üretiyoruz. Penye grubunda bayan, erkek, çocuk grubu pijamalar, erkek çamaşır grubu var.
Tasarım ekibiniz var mı, Tasarımlar nasıl yapılıyor?
Firmamızın 10 kişilik bir tasarım ekibi var. Bizde yurtdışından alalım, aynısını yapalım olayı yok. Biz diyoruz ki; ‘bizim de beynimiz, zekamız var. Biz de düşünüp üreteceğiz.’ Artık Avrupalılar bizi takip ediyor. Takip eden değil takip edilen bir firma olmak istiyoruz. Bunu da başardığımıza inanıyorum. Bu yenilikleri yaparken de insanlar uygun fiyatla sunmak istiyoruz. İstanbul’un en merkezi yerinde de Yeni İnci markası satılıyor, Anadolu’nun en ücra köşesinde de. Bütün illerde varız. 2 bin perakende noktasında Yeni İnci ürünleri satılıyor.

Yeni inci adına satış mağazanız var mı?

Maddam diye ayrı bir etiket altında mağazamız var. Aynı adla da ürün üretiyoruz. Onunla mağazalaşma çalışmalarımızı yürütüyoruz. Maddam koleksiyonu fiyat olarak biraz daha alt kategori olacak. Daha çok halka hitap edecek. Nisan ayından itibaren piyasaya sunacağız. Hedefimiz iyi kaliteyi uygun fiyata sunup, satışta sirkülasyonu sağlamak. Bu mağazada dışardan tedarik ettiğimiz mayo, çorap gibi ürünleri de satacağız.”

Ürünlerinizin fiyatlarıyla ilgili bilgi verir misiniz?

Değişik fiyat kategorisi var. Sütyenlerin mağaza fiyatları 5 liradan başlıyor, 116 liraya kadar çıkıyor. Günlük kullanıma yönelik çamaşırlar 20-25 lira arasında. Pahalı olan ürünler genelde çeyizlik olan büstiyerli, jartiyerli setler. Fiyat istikrarı olsun diye her yerde aynı fiyata satıyoruz. Kendi pazarımıza ve satıcılarımıza zarar vermek istemediğimiz için Yeni İnci adına mağaza açmıyoruz. Şu anda Sirkeci, Fatih ve fabrika satış mağazamız olmak üzere 3 mağazamız var. Bunun artıracağız. Belli bir noktadan sonra hedefimiz franchise vermek.

Biraz da üretim bilgilerinizden bahseder misiniz?

Yıllık 3 milyon adet üretim kapasitemiz var. Yüzde 70’ini iç piyasaya sunduk, yüzde 30’unu da yurtdışına ihraç ettik. Ortadoğu’da tanınan bir markayız. Çin’de taklidini bile yapıyorlar. Distribütörlükler veriyoruz. Şu anda Ortadoğu’da gayet iyi durumdayız. Arap ülkelerinin hepsinde varız. Afrika’da da Kenya ile çalışıyoruz. Avrupa’da İtalya, Yunanistan, İspanya, Portekiz ile çalışıyoruz.

Tüketim tercihleri ülkeler arasında fark ediyor mu?

Ülkeden ülkeye tercih farkı var. Arap ülkelerinde daha çok fistolu, işlemeli, abartılı ürünleri iyi satıyoruz. Avrupa’da ise daha çok günlük kullanıma yönelik beyzik ürünler tercih ediliyor. Arap ülkelerinde siyah korse yoğun satılıyor. Ama Türkiye’de siyah korse satılmaz. Renk tercihlerin de farklılıklar var. Türkiye Arap ile Avrupa ülkelerinin karması gibi bir ortam var. Her bayanın gardırobunda beyzik çamaşır vardır. Beyaz, siyah, ten ve kemik rengi. Bu 4 renk olmazsa olmaz. Ondan sonrası kişinin gelir düzeyi ve merakına kalıyor. Yeni moda ne çıkarsa, bazı bayanlar onu tercin ediyor. Türkiye’de dantelli çamaşırlar çok seviliyor. Bunu çeyiz kültürüne bağlıyorum. Mürdüm rengi çok seviliyor, kahverengi de tercih ediliyor gri de. İç çamaşırı Türkiye’de bir kültür olmaya başladı. Bayanlar dış giyim ile iç giyimi kombin etmeye başladı. Biz de o talepleri göz önünde bulunduruyoruz.

Özellikli ürünleriniz var mı, biraz bahseder misiniz?

Küçük göğüsleri büyük, büyük göğüsleri küçük gösteren sütyenlerimiz var. Kalça kıvrımı olmayan bayana kalça kıvrımı veren külotumuz var. Sırtsız kıyafetler için yapışkanlı sırtsız iç çamaşırı, göğüs arası yastığı, sütyen koruma çantası var. Önümüzdeki ay dünyanın en hafif sütyenini piyasaya çıkaracağız. Özel kumaşını, süngerini yeni dokuttuk. Mevcut sütyenlerin üçte bir ağırlığında olacak. Deformasyon testleri yapıyoruz, yıpratamıyoruz. Sünger niteliğinde ama değil, sünger gibi form veriyor, göğüs ucu belli etmiyor. Giyildiğinde varlığı hissedilmiyor. Hem fiyatı uygun, hem de çok şık. Devrim niteliğinde yeni bir ürün. Hhava geçirgenliği çok fazla, o yüzden terletmiyor. 3-4 yıldır bunun peşindeyiz. Bu yenilik sektörde çıkardığımızda olay olacak. Biz takip eden değil, takip edilen olmalıyız. Bunun peşindeyiz. Gelişmek ve markalaşmak istiyorsak tasarımcı olmamız, yeniliklerin peşinde olmamız lazım.

Protez sütyen fikri nereden doğdu anlatır mısınız?

Protez sütyen bizim sosyal sorumluluk gereği yaptığımız bir çalışma. Geçmişte bizim ürünümüzü kullanan bayanlar sürekli fabrikayı arayarak, ‘hastalığa yakalandım, göğsümü kaybettim’ diyerek ürün soruyordu. Ben de o dönemde bu müşterileri fabrikaya çağırarak beden ölçülerini alıp ona özel çamaşır yapıyordum. Kendi el yordamımla göğüs ağırlığı veriyordum ‘Bu kadar yıldır bizim ürünümüzü kullanmışsınız, bu da bizden size hediye olsun’ diyordum. Bu talepler çok fazla artmaya başlayınca, nedenini araştırdık. Bu işin sütyen ve protez aşaması var. Protez medikal işi, gelen protez her bedene göre gelmiyor. Ağırlığı çok fazla oluyor, et şeklinde oluyor ve bayanların çoğu tiksiniyor. Ağırlığı nedeniyle sırt ağrısı yapıyor. Bu sorunu nasıl aşarız diye düşündüm. Her bedenin göğüs ağırlığı ne ise bunların hepsinin ölçüsünü buldurdum. 75 bedenden 110 bedene 18 bedenin hepsine protez yaptırdım. Hem de süngerden. Sütyenleri de iki göğse uygun olarak cepli hazırladık. Tek göysü yoksa tekini, ikisi birden yoksa da ikisi de kullanabilsin diye. Bunların patentini de aldım. Protez fiyatları 150-200 dolar. Bizim perakende satış fiyatı ise 45 TL. Sütyen fiyatı yine 20-25 lira arasında değişiyor. Benim gönlüm hiç satmak istemiyor ama böyle bir sorun varsa bizim de tüketicilerimize sorumluluk örneği olarak bunu yaptık. Satışlar maalesef her geçen gün artıyor. Maddi durumu iyi olmayanlara hediye gönderiyorum.

İç çamaşırında beyaz her zaman tahtını koruyor

İç çamaşırda ağırlıklı beyaz renk ürettiklerini belirten Yeni İnci Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Furkan Atakan, “Beyaz her zaman tahtını koruyor. Eskiden ten rengi çok yoktu ama şu anda siyahı geçti. Kemik rengi 4. renk. Çamaşır işi bağımlılık” diye konuştu.  Atakan, ürünlerinde kullanılan hammaddenin kanserojen madde içermediğine dair Azo belgeleri olduğunu belirterek, tüketicilere şu önerilerde bulundu:”İç çamaşırını mutlaka tanınan, bilinen firmalardan alın. Pazarda satılan malların nasıl boyatıldığından emin olamazsın. Çoğu kadın beden ölçülerini bilmiyor. Satıcılar da bilmiyor. Kişinin ölçülerini tanıması için her kutunun üzerine açıklayıcı bilgi koyuyoruz. Doğru beden sütyen kullanmak, vücuda rahatsızlık vermemek açısından çok önemli. Kişi beden ve göğüs yapısına göre, balenli veya balensiz ona göre tercihte bulunsun. Koton sağlıklı bir ürün.”

Hakkında iskurun

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*